Konuşmak neden yazmaktan iyi sonuç verir?
İyi bir talimat genelde uzundur: hangi dosya, hangi tarih aralığı, hangi biçim, nelere dikkat edilecek. Bunları klavyede yazarken çoğu kişi farkında olmadan kısaltır; asistan da eksik bilgiyle çalışmak zorunda kalır.
Konuşurken kısaltmazsın. Aklındaki bağlamı olduğu gibi aktarırsın, asistan tahmin etmek yerine söylediğinle çalışır. Dikte bu yüzden yalnızca bir kolaylık değil, daha isabetli sonuç almanın en ucuz yolu.
Konuşma dili dağınıktır: cümleyi yarıda kesersin, sırayı bozarsın, sonradan bir şart eklersin. Bu bir sorun değil — metin sohbet kutusunda önünde durduğu için toparlaman gereken bir yer varsa göndermeden önce görürsün.
Bas, konuş, gerekirse düzelt
Sohbet kutusunun yanındaki mikrofon düğmesine basar, konuşur ve bitirirsin. Söylediklerin metne çevrilip doğrudan sohbet kutusuna yazılır.
Metin oraya düşer ama kendiliğinden gönderilmez. Yanlış duyulmuş bir firma adı, yarım kalmış bir cümle ya da sonradan aklına gelen bir ayrıntı varsa yazarak düzeltirsin; ancak sen gönderdiğinde asistana gider. Dikte yazmanın yerine geçer, gözden geçirmenin yerine geçmez.
Ses motoru ve dil ayarı senin elinde
İki ses motorundan birini seçersin: Groq Whisper ya da Google Gemini ses anlama. Dil tarafında üç seçenek vardır — uygulama dilini kullan, otomatik algıla veya Türkçe'ye sabitle. Türkçe konuşurken arada İngilizce terim geçiriyorsan otomatik algılama işini görür; tamamen Türkçe dikte ediyorsan dili sabitlemek daha isabetli sonuç verir.
Bulut hesabıyla kullanıyorsan ayrıca bir anahtar girmen gerekmez. Kendi anahtarını kullanmak istersen motor, dil ve anahtar aynı yerde, Ayarlar → Entegrasyonlar altında toplanmıştır.
- Ses motoru: Groq Whisper veya Google Gemini ses anlama.
- Dil: uygulama dili, otomatik algıla ya da Türkçe.
- Bulut hesabı: ayrıca anahtar girmene gerek yok.
- Ayarlar → Entegrasyonlar: motor, dil ve anahtar tek ekranda.
Klavye başında olmadığın anlar
Sesli girişin asıl kazandırdığı yer, ellerinin ya da gözlerinin başka bir işte olduğu anlardır. Şantiyeden çıkarken, elinde dosyayla ayaktayken veya bir toplantıdan yeni kalkmışken aklındakini iki cümlede söyleyip bırakırsın.
Uzun bağlam aktarımında da işe yarar. Bir telefon görüşmesinin sonuçlarını, bir ziyarette konuşulanları veya bir dosyada gördüğün sorunları yazmak yerine anlatırsın; asistan bu anlatımı işin başlangıç noktası olarak alır.